Haziran 2009 için arsiv

Kelimelerde sen

Yazan: admin Tarih: Haz 27th, 2009 | Kategori:: Mesajlar

Yalnızca yazdım… Hesabıma düşen bir kara kaderi, alnımın tam ortasından çekerken usulca, kanadının ıslaklığıyla yazdım… Sana yazdım seni. En kuytusunda anladım, en vazgeçilmezinde tuttum, en köründen tutuldum, ama seni sana yazdım. Kanımın rengiyle sana adandım.”
Yokluğun bir bıçak sırtı, sana boyanarak aydınlandım.
…. AÄŸrıyor elim ÅŸimdi, gözümün yolunda karabasanlar var, avucumda sıkışan yazım var. Gel ve sil yeniden gölgelerini, gel ve üçüncü gününden baÅŸla sana yazılanlara. Kimsem olmadı benim, kimse sen olmadı hiç,
Kimse ellerim değildi, kimse gözüm kalmadı kanlı kınında. Kimse bilmedi,

kimse sana yazdım olmadı, kimse sen demedi, kimse uyutmadı yüreÄŸinin yastığınsa, kimse biz demedi, kimse vazgeçersen kendinden ben olamamki demedi… Kimse ben deÄŸildi senin kadar.

Sana yazdım iÅŸte, gözümün kimyasında duran nefesi, kanatlarına vurgun yemiÅŸ sevdalar akıtan sana anlattım, Sana adandım… Sen’e, ben’e, biz’e… Sıfıra bölünce beni, sana eÅŸitleniyordum, birle çarpınca ellerimi seni anlatıyordum, ikiye toplayınca gözümü seni görüyordum, üçten çıkarınca yüreÄŸimi; sensiz hiç kalıyordum…

Kentler buluyordum hep, sen olunca aşkın sonsuza akacağını biliyordum.

Kimbilir, bilmediÄŸim bir ÅŸarkıyı söylerken seninle, dudaklarının ses tonunu ezberliyordum sensiz kalınca senin gibi okumak için bir daha…

Benim için güvercin kanadıydı ellerin, dokunduğum her an ılık esen rüzgarları hatırlatan.

Gözlerindi, gözlerime baktığında gözlerimin çocuk hayalini gördüğüm, sendin öldükten sonra tanrının katına gülümseyerek beni götürecek olan melek, sendin sonsuza açılan kapının güzel bekçisi…

Anlatılamayan kelimeydin hiçbir kitapta bulmayacağımı bildiğim halde hala aradığım. Sendin o, senindi bana getirdiğin tadında kahvenin gözlerini hissettiğim,
Gözlerindi.
…. Sana yazdım, sıcacık hayatlar kokuyor kelimelerim seni buldukça. Ki nereye baksam, kimi görsem, kimi duysam sensin… Sen kalıyorsun gözlerimin en yüksek dağında…

Ve sana yürüyüp dokunuyorum göğün yıldızlarına, umut veren ağaçlarına yaslanıp bulutların ardından bakıyorum güneşe.

Sana uzandığım topraÄŸa her yüzümü sürdüğümde, papatyalar kokuyor tenim…

Senden önceydi suflörsüz bir sahnede kör adam rolüm. Ve senden öncelere denk geldi intihar mektuplarım.

Sorgusu bitmiyordu düşlerimin, isyan çok sesli bir koro gibi sahnesinden vuruyordu yüreÄŸimi. Senden önceydi sarmaşıklarla dolu umut yolları, seni bilmeden yürüdüğüm yollardı acıyı katık yaptığım sancılar…

Her karartı, senden önceydi ellerimde yaÅŸayan. …. Geldin, sana yazdım ben… Hasır altı düşlerimin kırmızı kalemle altı çizili kelimeleriydin. Sendin vurguna uÄŸramış nefes alışlarımı kaybeden, sesindi dilimin teÄŸet geçtiÄŸi her umudu bana anlatan…

İzlerimden geçen her bakış, sana dönen gün gibi çevreledi karanlığımı ve seninle gitti plastik kokum, seninle kurudu kanayan yanım. Sendin her ÅŸey, sendin seninle gelen gözyaşı hediyem… …. Sana yazdım, düşünmeden, gözlerimi kapatarak… Kelimeler seni anlattıkları için mutlular artık, bakışlarım da öyle.

Az önce fark ettim yüzümü yıkarken; aynaya bakan gözbebeklerimde uyuyorsun hala o eski sıcaklığınla…

Uyanacaksın birazdan, biliyorum, ve sarılacaksın yine, sesinden akacak, senden duyulacak her ÅŸey…
Senim artık, tenim, dilim, bütün bildiÄŸim.”


mrc mirc mirc turkmircx